Archive for March, 2008
Filed Under ( dış ticaret) by nationaleconomiy on March-10-2008
 |
| Milli Ekonomi Modeli’nin temel politikalarından biri de Dış Ticaret anlayışına getirdiği yeni düzenlemelerdir.
Bilindiği gibi dış ticarette devletler için asıl olan, “mal ve hizmetin satımı değil”dir. Asıl hedef, devletin “kendi mal ve hizmetine olan talepten yola çıkarak milli paralarının geçerli olduğu alanı büyütmek ve bu milli paralarını dış topraklarda konvertibl yapmak”tır |
|
Bu nedenle ülkeler, ihracat yaparken karşılığında kendi paralarını isterler. Oysa başta ülkemiz olmak üzere, az gelişmiş veya gelişmekte olan ülkelerde ihracat yapılırken, kendi paraları yerine “hart körinsi” kabul edilmektedir. Bu durumun adına artık ticaret değil, yerli kaynakların başka ülkelere aktarılması denir.
Anlattıklarımız örneklersek; ABD’nin bizden buğday talep ettiğini kabul edelim. Eğer bunun karşılığında YTL istersek, ABD bu YTL’yi temin etmek için cari fiyatlarla bize mal satmak zorundadır.
Bu mal, mesela bilgisayar olsun. Bilgisayar karşılığında 1000 YTL alan ABD, bu 1000 YTL’yi bize vererek bir ton buğdayı alır. Sonuçta Türkiye bilgisayarını elde ederken, ABD de buğdayı alır.
ABD’nin buğday karşılığında bize 1000 dolar verdiğini kabul edelim. Biz de bu parayı Merkez Bankası’nın kasasında veya emisyon olarak piyasada tuttuğumuz varsayalım. O zaman ABD, kendisine “baskı masrafı dışında hiçbir maliyeti olmayan kağıt” ile buğdayımızı elde ederken; gelirimizi, kendisine transfer edecektir. Ülkemizde yaşanan durum budur.
ABD’nin yılda 600 milyar dolar açık vermesine rağmen, halen ayakta kalmasının sebebi ithalatını kendi parası ile yapmasıdır.
Bir ülke, ihraç ettiği mallarının karşılığında kendi milli parasını talep etmez, örneğin Dolar alırsa ve o Dolar emisyon olarak iç piyasada dolaşırsa; o taktirde verilen ürünün karşılığında gerçekte ABD’nin karşılıksız Doları alınmış demektir.
Ki, bunun adı da olsa olsa sömürgeciliktir.
Milli Ekonomi Modeli’nde dış ticaret, bir sömürü yöntemi olmaktan çıkarılacak, alış-veriş kurallarına göre yürütülecektir. İhracat, yerli paranın etki alanlarının oluşturulması için kullanılacaktır. Üretilen ürünlerin pazar bulduğu alanlar, aynı zamanda yerli paranın da kullanım alanı olacaktır.
Kapitalist anlayışın dış ticaret konusunda çeşitli modelleri vardır… Karşılaştırmalı ve mutlak üstünlükler kuralına göre; ülkeler, ucuza ürettikleri ve üstün oldukları malları üretip ihraç etmeli; üstün olmadıkları, yani pahalıya ürettikleri malları ise ithal etmelidirler.
Bu tavsiyeye uyan az gelişmiş ülkeler, zamanla küresel güçlere boyun eğerek onlara her alanda bağımlı hale gelmişlerdir.
Çünkü bir ülke, maliyeti ne olursa olsun gıda, savunma, eğitim, sağlık gibi temel alanlardaki ihtiyaçlarını kendisi üreterek karşılayamıyorsa; ayakta durması ve varlığını devam ettirmesi mümkün değildir. Zira ülke, artık “açık Pazar” haline gelerek, iktisadi ve siyasi bağımsızlığını kaybedecektir.
Çin’in enerji, hammadde, vergi gibi giderleri “dünya standartlarının altına çekmesi” ile; Çinli firmalar, bizden çok daha az maliyetle mal satmaktadırlar. Bu mantığa göre, bizim hiçbir şey üretmeyip her şeyi Çin’den almamız gerekmektedir.
ABD ve AB ülkeleri, çiftçisine yılda 100 milyar dolar üretim desteği verdiği için tarım ürünlerini bizden daha ucuza mal etmektedir. O zaman tarım ürünlerini de bu ülkelerden almalıyız. Bu durum, ülkeleri açık pazar yapmaktan başka bir işe yaramaz.
Mukayeseli Üstünlük Teorisi gereği “siz tarım ürünlerini üretin; sanayi ürünlerini biz size satalım” şeklindeki öneriye, Mustafa Kemal Atatürk, devlet üretme çiftlikleri kurarak ve bizzat traktöre binip poz vererek cevap vermiştir.
Ayrıca Kayseri’ye kurduğu uçak fabrikasından Belçika’ya uçak ihraç ederek Kapitalist anlayışın oyununu bozmuştu.
Liberal - Kapitalist anlayışın Faktör Donatım Teorisi ise “işgücü açısından zengin ülkeler emek yoğun malları üretsin; sermaye bakımından güçlü ülkeler ise sermaye yoğun ürünler üretsin” tezini işlemektedir.
Bu teze göre az gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler, sanayileşen ülkelerin “fasoncu”su konumuna düşmüşlerdir.
Hatırlanacağı gibi ülkemiz tekstil, ayakkabı, deri gibi sektörlerde ABD ve AB ülkelerine ihracat yaparken, Çin’de ve Doğu Avrupa’da emek fiyatları aşağıya çekilince bu sektörlerde çöküş yaşanmıştır.
Bu görüşlerin uygulanması ile her ay dış ticaret açığımız rekor kırmaktadır. Kurun düşük tutulması ile ithalat her alan da büyük boyutlara ulaşmıştır.
Milli Ekonomi Modelinde “yerli üretimin korunması” öncelikli hedef olarak kabul edildiği için, yerli üretime katkı yapılacak veya sahip olunmayan kaynakların ithalatının önü açılacaktır. İhracat teşvikleri ile yerli üretici desteklenirken, dış pazarların bulunmasını devlet sağlayacaktır.
Gencturk… |
|
Filed Under ( sonuç) by nationaleconomiy on March-10-2008
 |
| Milli Ekonomi Modeli bir “milli devletin olmazsa olmazı”dır. Ve küreselleşmenin tek panzehiridir. |
| Yıllarca “bize ait olmayan kültürlerin mahsulü” olan ekonomi politikalarının uygulanması, bizi içinde bulunduğumuz noktaya taşımıştır.
Kalkınamayan, kalkınmak için çırpındıkça global bataklıkta dibe vuran topluluklara müjdeler olsun!..
Milli Ekonomi Modeli ile Ulusal Sosyal Devlet projesini ortaya atan, zayıf devleti değil, her işte halkı ile eşit şartlarda el ele güçlü bir devleti, yani “baba devlet”i tanıtan ve takdim eden bu tez kurtuluşunuza kaynak olacaktır.
Şunu asla unutmayınız; bu model ekonomide bir alternatif model değildir.
Dünyada diğer iktisadi görüşlerin devri bitmiş, Milli Ekonomi Modelinin devri başlamıştır.
Aziz milletimize ve bütün insanlığa hayırlı olsun.
Gencturk… |
|
Filed Under ( sonuç) by nationaleconomiy on March-10-2008
|
26-27 KASIM 2005 tarihlerinde İstanbul’da yapılan Uluslararası Milli Ekonomi Modeli Kongresi’ne iştirak edip Prof. Dr. Haydar Baş’ın Milli Ekonomi Modeli hakkında görüş beyan eden tüm katılımcılar aşağıdaki hususlarda tam bir mutabakat sağlamıştır: |
| 1- Son 150 yıldır dünyada hakim olan sosyalist, liberal ve kapitalist modeller, ne gelir dağılımındaki adaleti, ne sürekli büyümeyi ve ne de tam istihdamı sağlayamamıştır. Ekonomilerde yaşanan konjonktürel dalgalanmalar ve toplumu oluşturan bireylerin büyük bir çoğunluğunun açlık sınırının altında yaşıyor olması bunun en büyük delilidir. Bu sebeple liberal, kapitalist anlayışlar ve sosyalist uygulamalar geçerliliğini kaybetmiştir.
2- Prof. Dr. Haydar Baş tarafından kuramlandırılan Milli Ekonomi Modeli, ekonomilerin bugün içine düştüğü enflasyon, deflasyon, stagflasyon, aşırı borç yükü ve benzeri bütün ekonomik hastalıklara cevap bulmakta ve şu ana kadar hiç bir ekonomi modelinin çözemediği sürekli büyüme, gelir dağılımındaki adalet ve tam istihdamı sağlamaktadır.
3- Milli Ekonomi Modeli temelleri, mikro-makro analizleri ve politikaları ile ekonomiyi bir bütün olarak yorumlayan ve tekamül ettiren orijinal bir modeldir.
4- Milli Ekonomi Modeli, insana hizmeti hedef alan, insan esaslı bir model olduğu için sadece ekonomi tarihinde değil, insanlık tarihinde de bir dönüm noktasıdır.
5- Milli Ekonomi Modeli’nin, kullandığı metodoloji, sahip olduğu bakış açısı, devrim niteliğinde olup bilimsel düşüncenin tekamülünde yeni açılımlar ve büyük katkılar sağlamıştır.
6- Milli Ekonomi Modeli, “kaynakların sınırsız ihtiyaçların sınırlı” olduğu gerçeğini ispat ederek şu ana kadar ters-yüz edilmiş hakikatleri yerli yerine oturtmuştur.
7- Milli Ekonomi Modeli, serbest bırakılan piyasaların kendi kendine dengeye gelemeyeceğini ispat ederek serbest piyasa kavramı yerine tüketim yanlı bir denge analizi koymuştur. Bu manada sosyal devlet kavramı bilimsel temeller üzerine oturtulmuştur.
8- Milli Ekonomi Modeli’ndeki vergi modeli ve sosyal devlet anlayışı hem sürekli büyümenin, hem de gelir dağılımındaki adaletin elde edilmesi için kaçınılmaz uygulamalardır.
9- Milli Ekonomi Modeli’ndeki sosyal devlet projesi, ev hanımlarından emeklilere, yaşlısından yeni doğmuş bebeğe ve gençlerine, köylüsünden çiftçisine, işçisinden memuruna kadar bütün dar gelirli hane halkının gelir düzeyini yükseltecek; fakirliğe, açlığa, sefalete son verecektir. İnsanca yaşama imkanına kavuşturacaktır. Bu aynı zamanda yetersiz talep problemini de ortadan kaldırdığı için hem sürekli büyümenin zeminini oluşturmakta, hem de sadece dar gelirli kesimi değil toplumun bütün kesimlerini kucaklamaktadır.
10- Milli Ekonomi Modeli, paranın şu ana kadar tespit edilememiş iki önemli vasfını gün yüzüne çıkarmıştır. Paranın tahrik unsuru olarak ele alınması ve yine paranın elde edilen üretim ve hizmetlerin karşılığı olması, elbette iktisat tarihi içinde yepyeni bir anlayıştır.
11- Paraya getirdiği yeni tarifle birlikte dolanımdaki para ve gayri safi milli hasıla (GSHM) arasındaki oran ilk defa Milli Ekonomi Modeli’nde formülize edilmiştir.
12- Faiz ve liberal politikalar neticesinde paranın stoklanması, paranın üretim ve
tüketim kabiliyetini engellemektedir. Bu sebeple piyasalarda istenilen düzeyde talep açığa çıkmazken, üretimi de parayı elinde tutanlar ile onların müsaade ettiği azınlık bir grup yapabilmektedir. Oysa Milli Ekonomi Modeli paranın serbest dolaşımını sağlayarak tüketimin ve üretimin önündeki engelleri kaldırmıştır. İsteyen herkese üretim yapabilme imkanı tanıyan Milli Ekonomi Modeli demokratik bir anlayışın; sadece parayı elinde tutanlara o imkanı tanıyan liberal ve kapitalist anlayışlar ise kralcı bir yaklaşımın ürünüdür.
13- Gelişmiş kabul edilen ülkeler kendi paralarını gelişmekte olan ülkelerin topraklarında o ülkelerin üretimleri karşılığında bulundurmakta, böylece gelişmekte olan ülkelerin gelirlerini kendilerine transfer etmektedir. İnsanlık tarihindeki en büyük sömürü tarzı budur. Milli Ekonomi Modeli, senyoraj gelirine imkan tanıyan, emisyonu devreye koyan yaklaşımı ile buna son vermektedir.
14- Kalkınmakta olan ülkeler, yurtdışından aldıkları maliyetli para ile kalkınma yoluna gittikleri için bugün sadece dış borçları 2.5 trilyon doları aşmıştır. Kalkınmaya çalışırken borç batağına saplanarak hem yer altı hem yerüstü kaynaklarını, hem de iktisadi ve siyasi bağımsızlıklarını kaybeden ülkeler için Milli Ekonomi Modeli tek çıkış yoludur.
15- Milli Ekonomi Modeli’nin en önemli vasıflarından biri de onun uygulanabilir olmasıdır. Bu modelin başta Türkiye olmak üzere bütün ülke ekonomileri için hayata geçirilmesi onları hem içinde bulundukları darboğazdan kurtaracak ve hem de kalkınmalarını sağlayacaktır.
16- Elbette bu eşsiz görüşlerinden dolayı Prof. Dr. Haydar Baş’a da bir Nobel Ödülü gerekecektir. Bundan sonra ilmi çevrelerde üzerinde doktora, tez ve akademik çalışma yapılacak olan Milli Ekonomi Modeli’nin yakın gelecekte tüm dünyada hakim görüş olması doğal bir süreçtir.
17- İstanbul’da yapılan Uluslar arası Milli Ekonomi Modeli Kongresi’nin benzerlerinin en kısa zamanda dünyanın değişik yerlerinde (Rusya, Azerbaycan, Almanya, Tataristan, ABD gibi ülkelerde) icra edilmesi çok yararlı olacaktır.
MİLLİ KALKINMA PLATFORMU
Gencturk… |
|
Filed Under ( videolar) by nationaleconomiy on March-10-2008
|
Filed Under ( videolar) by nationaleconomiy on March-10-2008
|
Filed Under ( videolar) by nationaleconomiy on March-10-2008
Uluslararası Milli Ekonomi Modeli ‘07 Heidelberg Almanya kongresi (video)görüntüleri
Gencturk…
|
Filed Under ( economy) by nationaleconomiy on March-10-2008
 |
| Bugün dünya İktisat tarihinde yepyeni bir dönemin başlangıcı… Gelişmemiş, gelişmekte olan ve gelişmiş ülkelerin iktisadi problemlerine ve açmazlarına çözümler getiren Milli Ekonomi Modeli bugün İstanbul’da hem Batıdan, hem de Doğudan gelen 100′ü aşkın iktisatçı ve bilimadamının katılacağı geniş katılımlı bir Kongre ile dünya kamuoyuna takdim ediliyor. Kongreye Türkiye, ABD, Almanya, Azerbaycan ve Rusya’dan çok sayıda bilimadamı ve iktisatçı konuşmacı olarak iştirak edecek.İktisat tarihinde devrim
Milli Ekonomi Modeli, İktisat biliminin tanımından başlayarak, bugüne kadar insanlığa ‘yanlış belletilen’ onlarca kavramı ve teoriyi ilga edip, yerlerine ‘günümüze ve geleceğe hitap eden’ tarifler getiriyor. Model, Kapitalist sistemin dayandığı Azalan Verimler Kanunu, Miktar Teorisi ve Phillips Eğrisi gibi onlarca teoriyi çöpe atıyor. Milli Ekonomi Modeli ile bir yandan İktisat bilimi yeni bir ‘teorik çerçeveye’ oturtulurken, öte yandan yanlış iktisati sistemlerin toplumlar üzerinde yolaçtığı yıkımların ortadan kaldırılması için yepyeni para ve maliye politikaları öneriliyor. Daha açıkçası, Milli Ekonomi Modeli ile İktisat bilimi hem teorik, hem de uygulamalı olarak baştan aşağıya yenileniyor.
Kongre 2 gün sürecek
Bugün başlayacak Uluslararası Milli Ekonomi Modeli Kongresi, iki gün sürecek. Kongre’nin açılışı bugün 09.00′da Lütfi Kırdar Kongre Sarayı’nda gerçekleştirilecek. Saat 18.30′a kadar sürecek toplantıda 4 oturum yapılacak. Kongrenin açılış konuşmalarını Sakarya Üniversitesi’nden Doç. Dr. Emin Gürses, Araştırmacı yazar Zafer Yalçın ve Marmara Üniversitesi’nden Prof. Dr. Ferit Hakan Baykal yapacak.
Kapanış Prof.Dr. Baş’tan
Uluslararası Milli Ekonomi Modeli Kongresi’ne yarın Cevahir Otel’de devam edilecek. Kongrenin 5. ve 6. oturumları burada gerçekleştirilecek. Model ve tezin sahibi BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş, yarın saat 15.00′te Kongre’nin kapanış konuşmasını yapacak.
İşte Milli Ekonomi Modeli’nin ana hatları
Milli Ekonomi Modeli nedir?
Milli Ekonomi Modeli (MEM) insanın sınırlı ihtiyaçlarının sınırsız kaynaklardan karşılanması ilmi ve ülkelerin gerektiğinde her türlü mal ve hizmeti üretebilme gücüne sahip olması, iç ve dış harcamalarının borçlanmadan temin edilmesinin adı ve formülüdür. Milli Ekonomi Modeli, ülkelerin kalkınmasının ve ekonomik bağımsızlığın yegane yoludur.
Farklı bir İktisat tanımı
Milli Ekonomi Modeli, diğer ekonomik modellerden daha başlangıçta, yani İktisat biliminin tarifinde ayrılmaktadır. Kapitalist sistemde İktisat “İnsanların sınırsız ihtiyaçlarının sınırlı kaynaklarla karşılanması bilimi” olarak tarif edilmişken, Milli Ekonomi Modeli bu tanımlamayı ilga ederek, şu tarifi getirmektedir: İktisat, insanların sınırlı ihtiyaçlarının sınırsız kaynaklarla temin edilmesi bilimidir. Sınırsız olan insanların ihtiyaçları değil ihtiraslarıdır.
3 temel hedef
Milli Ekonomi Modeli, kapitalist ve diğer ekonomik sistemlerin bir türlü çözüme kavuşturamadığı şu 3 temel hedefi garanti etmektedir.
1) Gelir dağılımında denge
2) Sürekli büyümenin yakalanması
3) Tam istihdamın sürekli sağlanması
Milli Ekonomi Modeli gücünü nereden alıyor?
Milli Ekonomi Modeli, ortaya koyduğu hedefleri yakalamada çok önemli iki güce dayanıyor: Para ve Devlet…
Farklı bir para tarifi
Milli Ekonomi Modeli, paraya çok farklı bir tarif getirmektedir. Modele göre para, mübadele (değişim), tahrik unsuru olma, tasarruf ve üretilen mal ve hizmetlerin karşılığı olma özelliklerine sahiptir. Paranın tahrik unsuru olma ve emeği devreye koyma özelliği diğer sistemlerde mevcut değildir.
Devletin rolü
Milli Ekonomi Modeli’nde devlet, vatandaşlarının gıda, barınma, eğitim, sağlık, güvenlik gibi temel ihtiyaçlarını karşılamakla yükümlüdür. Bu haklar doğumla kazanılır. Bir insanın üretim kabiliyeti olsun veya olmasın, her yaşta tüketim hakkına sahiptir.
Bu amaçla devlet, emisyon hacmini arttırmak suretiyle proje karşılığında üretimi teşvik ettiği gibi, sosyal devlet olmasının gereği olarak tüketici kesimini destekleyerek gelirin adil bir şekilde dağılımını sağlar.
Devletlerin para basma hakkı
Emisyon ile devletlerin elde ettiği gelire ‘senyoraj’ denir. Azgelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerin merkez bankaları, küresel güçlerin baskıları nedeniyle kendi milli paralarını basamamakta, bunun yerine güçlü devletlerin paralarını faiz ödeyerek kullanmaktadırlar. Milli Ekonomi Modeli, bu çarpık uygulamaya son verecektir.
Temel hedef
Milli Ekonomi Modeli’nin hedefi üretim ile tüketim arasındaki dengenin oluşturulmasıdır. Bu nedenle tüketim kesiminin desteklenmesi, sürekli büyümenin sağlanması için olmazsa olmaz şarttır.
Milli Ekonomi Modeli’nde faizin yeri
Faiz, Milli Ekonomi Modeli’nde bir hastalık olarak tanımlanmıştır. Faiz, gelir dağılımında dengeyi bozduğu gibi üretim ve tüketimi de engellemektedir.
Milli Ekonomi Modeli kime hitap etmektedir?
Bu model, tüm gelişmemiş, gelişmekte ve gelişmiş ülkelere yani dünyada yaşayan 6 milyarı aşkın insana hitap etmektedir. Model, geliştiricisi Prof. Dr. Haydar Baş’ın ifadeleriyle “Bize ait değerlerin bir açılımından ibaret olup, meselelere Batı gözlüğü ile değil, Müslüman Türk insanının sahip olduğu ölçüyle çözüm getirmektedir.”
OTURUM VE KATILIMCILAR
26 Kasım 2005 Cumartesi 09:00-19:00
Lütfi Kırdar Kongre Sarayı
Misafir Konuşmacılar : Doç.Dr. Emin Gürses Sakarya Üniversitesi / Zafer Yalçın Araştırmacı Yazar / Prof.Dr.Ferit Hakan Baykal Marmara Üniversitesi / Metin Aydoğan / Doç.Dr. Elxan Azizov Zekeriyaoğlu Bakü Devlet Üniversitesi Şarkiyat Fakültesi Dekanı / Ali Osman Ulusoy TTSO Meclis Başkanı Türk İran İş Konseyi Başkanı
1.Oturum Başkan: Selim Kotil Bağımsız Sanayici İşadamları Derneği Başkanı Konuşmacılar : 1.Prof. Dr. Ömer Saraçoğlu İstanbul Üniversitesi / Prof. Dr. Ruşen Quliyev Azerbaycan Cumhuriyeti İktisadi İnkişaf Bakanlığı İktisadi İslahatlar Şube Başkanı / Mustafa Çınkı Araştırmacı - Yazar / Prof. Dr. Yakup Çiçek Marmara Üniversitesi
2.0turum Başkan: Harun Kayacı Öğretim Üyesi Konuşmacılar : Prof. Dr. Sania Baltanova Kazan Eğitim Enstitütüsü - Tataristan / Dr.Sani Ak İllinois Üniversitesi / Doç. Dr.Fikri Pala Uludağ Üniversitesi İşletme Bölümü / Doç.Dr.Rauf Memmedalioğlu Azebaycan Bilimler Akademisi / Prof. Dr. Ata Selçuk Fırat Üniversitesi
3.0turum Başkan: Dr. Fuat Şengül (Enerji) İGDAŞ Eski Genel Müdürü Konuşmacılar : Dr. Eric Shaydullin Harvard Üniversitesi / Prof.Dr.Xosrov Kerimov Bakü Devlet Üniversitesi İktisat Teorisi Bölümü / Prof. Dr. Ömer Eyercioğlu Gaziantep Üniversitesi / Prof. Dr. Rızvan Paşayev Bakü Devlet Üniversitesi Tatbiki Riyaziyad ve Kibernetika Fakülte Dekanı / Prof. Dr. Cahit Babuna İstanbul Üniversitesi
4.0turum Başkan: Ali Gedik Milli Kalkınma Platformu Bşk. Konuşmacılar : Prof. Dr. M. Hasan Meybullayev Azerbaycan Devlet İktisat Üniversitesi / .Dr. Ercan Gül İktisad Danışmanı-Almanya Rheinland Pfalz Eyaleti / Prof. Dr. Mehmet Palamut Uludağ Üniversitesi Prof. Dr. Anıl Çeçen Ankara Üniversitesi
27 Kasım 2005 Pazar 09:00-19:00
Cevahir Otel Oditoryum
5.0turum Başkan: Prof. Dr. Ata Selçuk Fırat Üniversitesi Konuşmacılar : Prof. Dr. Ahmet Qaşanoğlu Felsefe ve İktisat Doktoru , Sosyolog / Prof. Dr. Fehim Üçışık Marmara Üniversitesi / Prof. Dr. Victor Volkonskiy Rusya Bilimler Akademisi / Prof. Dr. Ziyad Samedzade Azerbaycan Milli İlimler Akademisi / Prof. Dr. Hidayet Sarı İstanbul Üniversitesi
6.0turum Başkan: Prof. Dr. Ömer Eyercioğlu Gaziantep Üniversitesi Konuşmacılar : Doç. Dr. Ali Kemal Gürbüz Balıkesir Üniversitesi / Prof. Dr. Muhammed EI Faruque İllinois Üniversitesi USA / Prof. Dr. Victor Minin Rusya Bilimler Akademisi / Prof. Dr. Dünyamalı Veliyev Azebaycan Üniversitesi İktisadi Teori Bölüm Başkanı / Prof. Dr.İbrahim Arslanoğlu Gazi Üniversitesi / Prof. Goulnur Baltonova Kazan Devlet Üniversitesi - Tataristan
KAPANIŞ KONUŞMASI: PROF. DR. HAYDAR BAŞ |
|
 |
Küresel oyunların Türkiye’yi getirdiği son
Prof. Dr. Haydar Baş, küresel oyunlar neticesinde Türkiye’nin getirildiği
durumu şöyle ortaya koydu:1-Bugün ülkemizde vergi gelirlerinin tamamı, iç ve dış borçlarımızın faizlerini dahi karşılayamaz durumdadır.
2-Ülkemiz, ‘yüksek faiz - döviz- borç’ kısır döngüsü içindedir.
3-Ülkemizin TELEKOM, ERDEMİR, TÜPRAŞ gibi yüksek kâr getiren kuruluşları, değerinin çok altında fiyatlar karşılığında özelleştirilmiştir.
4-Piyasalarda tedavülde olan yerli para miktarı yeterli değildir.
5-Devlet borç yükünü çevirmek için Hazine ihaleleri ile bankalara başvurmaktadır.
6-Türkiye’de devlet piyasanın ihtiyacı olan emisyonu sağlayamadığı için, ABD Merkez Bankası para basarak Türkiye’deki bu açığı gidermekte ve böylece yabancı para birimleri milli paramızın yerini almaktadır.
Nobel Ödülünü hak eden model
Kongre’de en çarpıcı tebliğlerden biri Kazan Devlet Üniversitesi’nden Prof. Dr. Goulnur Baltonova ‘dan geldi. Baltonova, “İktisat teorisi, istatistik, matematik ve enformasyonun gerçek sentezi olan çalışmasıyla Profesör Haydar Baş’a da bir Nobel ödülü gerekecektir. Bunda milli sistemi ve modeli mühim rol oynayacaktır” dedi.
Bilim Dünyası gurur duyuyor
Uluslararası Milli Ekonomi Modeli Kongresi’nde tebliğ sunan bilimadamları Prof. Dr. Haydar Baş’ın ‘Model’i ile tanışmaktan son derece mutlu olduklarını ifade ettiler. İşte bilim adamlarının Model ile ilgili çarpıcı tespitleri:
Yeni ve orijinal bir tez
Dünyanın ihtiyacı olan ilmî inkişafın adı olarak nitelediği Milli Ekonomi Modeli tezi hakkında Prof. Dr. Ahmet Qaşamoğlu, “Müellif kitabı Milli İktisadi Model adlandırsa da kitaptakiler bir model anlayışından hayli geniştir. Aslında yeni ve orijinal bir teoridir” tespitinde bulundu.
Dahiyane tespitler
Doç Dr. Ali Kemal Gürbüz de “Milli bir devletin emisyon yaratma kabiliyetinde olan ve dolayısıyla senyoraj geliri elde etmeye hakkı bulunan bir devlet olarak tanımlanması, belki çoğu kimsenin bildiği, ama bugüne kadar kimsenin Sn. Haydar Baş kadar güzel bir şekilde ifade etmediği bir gerçektir. Yine AB nin niçin dağılmaya mahkum olduğunu buna benzer hususlarla ilişkilendirmesi oldukça dahiyanedir” dedi.
Çıkış yolunu gösteriyor
Prof. Dr. Hidayet Sarı ise “Prof. Dr. Haydar Baş, sunduğu ‘Milli Ekonomi Modeli’ teziyle şimdiye kadar uygulanan ekonomi modelleriyle nasıl bir batağa sürüklendiğimizi ortaya koyduktan sonra buradan çıkış yollarını açıklamakta ve yol göstermektedir. Bu model, sadece ülkemiz için değil dünyanın da ekonomik olarak kurtuluşunu müjdeliyor” dedi.
Para her kesimin hakkı
ABD Illionis Üniversitesi’nden Prof. Dr. Muhammed Al Faruque ise “Model, bunun yanında, devleti ve parayı hedeflenen ekonomik çözümlerin elde edilmesinde önemli bir güç olarak kullanmayı amaçlamakta, para ve kaynakların dar bir kesimin elinde tekelleşmesini önlemeyi de garanti etmektedir” diye konuştu. |
Gencturk….
|
Filed Under ( economy) by nationaleconomiy on March-10-2008
 |
Dünyanın dört bir köşesinden gelen 100′ü aşkın bilim adamı Azerbaycan’da düzenlenen Uluslararası Milli Ekonomi Modeli Kongresi’nde, BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş’ın ekonomi modelinin 21. asrın modeli olduğunu vurgulayarak, dünya halklarının bu model etrafında birleşmesi gerektiğini kaydettiler
Azerbeycan’da tarihi gün
BTP Genel Başkanı Baş’ın ortaya koyduğu Milli Ekonomi Modeli (MEM), Azerbaycan’ın başkenti Bakü’deki Azerbaycan Devlet İktisat Üniversitesi’nde ele alındı. Türkiye’den Rusya’ya, İran’dan Almanya’ya, Kırgisiztan’dan Kazakistan’a 25 ülkeden 100′ü aşkın bilim adamı Milli Ekonomi Modeli’nin Türkiye ve dünya için tek kurtuluş yolu olduğunu belirttiler.
Türk milleti örnek olacak
Milli Ekonomi Modeli’nin şu ana kadar hiçbir sistemin başaramadığı ‘insan merkezli’ bir ekonomiyi ortaya koyduğunu belirten bilim adamları, “Prof. Dr. Haydar Baş’ın bu modelinin uygulamaya geçirilmesi halinde 21. yüzyılın Türk milletinin sömürülen ülkelerin ekonomik bağımsızlıklarını kazanmalarına önderlik ettiği bir yüz yıl olacak” dediler.
Nobel’e aday gösterildi
Ateşli ve heyecanlı tebliğlerin sunulduğu Kongre’de, katılımcılar oy birliği ile Prof. Dr. Haydar Baş’ı Nobel Ekonomi Ödülü’ne aday gösterdi. Prof. Baş’ın Nobel’e aday gösterildiğinin açıklanması, kongre salonunda görkemli alkış aldı. Prof. Dr. Ahmed Kaşamoğlu ise, Milli Ekonomi Modeli’nin Nobel ödülünden öte bir değeri olduğunu kaydetti.
İnsanlığı kurtaracak tek model
Konuşmasına Azerbaycan devletinin kurucusu Haydar Aliyev, Azerbaycan’ın şu anki devlet başkanı İlham Aliyev ve tüm katılımcılara teşekkür ederek başlayan Milli Ekonomi Modeli’nin sahibi Prof. Dr. Haydar Baş, Milli Ekonomi Modeli’nin ekonominin bütününü inceleyen bir model olduğunu belirterek, “krizlerden ve mutsuz toplumlardan başka bir sonucu olmayan kapitalizm ve sosyalizm karşısında insanlığı refaha kavuşturacak tek model, Milli Ekonomi Modeli’dir” dedi.
Ulusal değerlere yer verilmiyor
Globalizmin bugün dünya dengelerine yön veren en önemli akım haline geldiğine işaret eden, Prof. Dr. Baş, Fukuyama’nın 1988′de yazdığı “Tarihin sonu” makalesiye kapitalizmin diğer sistemler üzerindeki üstünlüğünü ifade ettiğini ve 1993 yılında yayınlanan Huntington’un Medeniyetler Çatışması tezinin de bundan sonraki mücadelenin kültürler ve inaçlar üzerinde yapılacağını duyurduğunu söyledi. “Medeniyetler çatışmasının ön plana çıktığı günümüzde ulusal hiçbir değere yer yoktur” diyen Baş, ulusal devleti, ulusal sanayii ve ulusal ekonomiyi savunmanın tutuculuk olarak lanse edildiğini ifade etti.
Milli Ekonomi Modeli evrensel bir tezdir
Mustafa Kemal Atatürk’ün İzmir İktisat Kongresi’nde ulusal ekonomiyi oluşturmak için temel attığını belirten Baş, “Milli Ekonomi Modeli, ismi milli olsa da sadece içinden çıktığı Türk milleti çin değil, kapitalizmin kuşattığı tüm devletleri kurtaracak bir evrenselliktedir. Uygulama alanı olarak ulasal olan bu tez içirdeği hayati maddelerle evrenseldir” diye konuştu.
Bakü’de tarihi kararlar alındı
İkincisi Azerbaycan’ın başkenti Bakü’de gerçekleştirilen Uluslararası Milli Ekonomi Modeli Kongresi’nde tüm katılımcıların ortak imzasıyla tarihi kararlar alındı. İşte o kararlar:
1. Mill Ekonomi Modeli, uluslararası bir ekonomi görüşü olarak kabul edilmiştir.
2- Uluslararası Bağımsız Milli Ekonomi Modeli Birliği’nin kurulması kararlaştırılmıştır
3- Bu birliğin teşekkülünde görevli olarak bütün MEM Kongresi katılımcıları görev almışlardır. |
Gencturk…
|
Filed Under ( economy) by nationaleconomiy on March-10-2008
EVRENSEL MODEL  |
Bakü’deki 2. Uluslararası Milli Ekonomi Modeli Kongresi’ne katılan dünya çapında 100′ü aşkın bilim adamı, bu modelin sadece Türkiye’yi değil, dünyayı kurtaracak evrensel bir model olduğunda ittifak ettiler. İşte dallarında dünyanın en önde gelen bilimadamlarının Prof. Dr. Haydar Baş’ın teziyle ilgili çarpıcı tespitleri…
Her alanı kuşatan model
Rusya Devlet Duma Kurulunun Emek ve Sosyal Politika Başkanı
Prof. Dr. Aleksandroviç Lisiçkin:
“Prof. Dr. Haydar Baş’ın Milli Ekonomi Modeli yanlız ekonomiyi değil küreselleşme ile ilgili tüm sorunları teşhis ve tahlil ediyor. 20. yüzyılın ortalarından başlayarak dünyada büyük değişiklikler oldu, sosyal gelişimin kalitece yeni kanunları ve tezleri ortaya çıktı. Uygarlığın gelişmesi ile ortaya çıkan olumsuz süreçlerin devamı sonucu dünya tüm alanları kapsayan küresel kriz ile karşılaştı. Küresel krizi daha da büyütüp derinleştiren ABD adlı ‘şer mahluklar imparatorluğu’dur. Bugün insanlığın kaderi, biosferi ve yeryüzünü ilmi - teknik imkanlarıyla yöneten ve kendi menfaatleri için çalışan bir grup insana bağlıdır. Çağdaş toplumlar derin çelişki içindedir. 90′lı yıllarda Sovyetler Birliği’nin çöküşünden sonra ABD dünya üzerinde total egemenlik kazandı ve pek çok ülkeye ekonomi-finans, askeri saldırılar düzenledi. Onların amacı Rusya’nın büyük ilmi imkanlarını yok etmektir. Küresel Şer İmparatorluğu’nun Rusya, Türkiye, Azerbaycan ve diğer ülkelere karşı gerçekleştirdiği yıkıcı politikasına karşı çıkmak için Prof.Dr. Haydar Baş’ın Milli Ekonomi Modeli gerçekten kuvvetli bir temeldir. Fakat bununla iş bitmemiştir. Bunun için uzmanların, küreselleşme karşıtlarının uluslararası bir kurumda birleşmesi ve onların günlük sistemli çalışması gerekiyor. Böyle bir kurum, mutlaka bizim konferansta meydana getirilmelidir.”
Herkesi kucaklayan model
Azerbaycan Devlet İktisat Üniversitesi Ekonomi Teori Kürsüsü Başkanı,
Prof. Dr. M. H. Meybullayev:
“Prof. Dr. Haydar Baş’ın Milli Ekonomi Modeli, toplumun tüm tabakalarının menfaatlerine cevap veren makanizmaları harekete geçiriyor. Bu mekanizma devamlı olarak toplumda sosyal adaletin yaşanmasına neden oluyor. Bu model, başta gelişmemeşi ve gelişmekte olan ülkeler olmak üzere tüm dünya ülkelerinin kalkınmasında genel ekonomi model rolünü oynayabilir.”
Özbekistan’da da uygulanabilir
Taşkent (Özbekistan) Devlet Ekonomi Üniversitesi Ekonomi Bilimler Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. L.J. Şibarşova:
“Milli Ekonomi Modeli’ne göre, devlet kendi parasını dengelemeli ve kendi sanayisini geliştirmekle uğraşmalıdır. Prof. Dr. Haydar Baş’ın Milli Ekonomi Modeli, Türkiye ekonomisi temel alınarak oluşturulmasına rağmen, pek çok ülkenin özellikle de Özbekistan’ın ekonomik gelişimine temel olabilir. Bu modeli Özbekistan ekonomisinin gelişmesinde de uygulamak mümkündür.”
Azerbaycan’ın derdine çare olabilir
Azerbaycan İktisat Üniversitesi Rektörü, Prof. Dr. M.M. Sadıkov:
“Prof. Dr. Haydar Baş’ın Milli Ekonomi Modeli’nde enflasyonu haklı olarak bir hastalık gibi değerlendiriyor. Ona göre bu hastalık parayla para kazanma sonucu ortaya çıkıyor. Kanaatimizce Prof. Dr. Haydar Baş’ın Milli Ekonomi Model’i Azerbaycan gerçeklerine uzlaştırılırsa, enflasyon ve deflasyon gibi ekonomik sorunların önü kesilmiş olur.”
Orijinal ve yeni bir sistem
Azerbaycan Bilimler Akademisi Sibernetik Enstitüsü Müdürü
Prof. Dr. Korkmaz İmanov:
“Prof. Dr. Haydar Baş’ın Milli Ekonomi Modeli, ekonomi alanında yeni bir düşünce olmakla bakımından çok önemli bir eserdir. Bu model ülkelerin milli ekonomileri açısından gelişimini sağlayan bir modeldir. Bu bakımdan Milli Ekonomi Modeli, büyük önem taşıyor ve dünya ekonomi biliminde büyük gelişmeleri beraberinde getirecektir.”
Liberal ekonomi çöp sepetine
Moskova Devlet Üniversitesi ve Uluslararası Organizasyon Bilimler Akademisi’nden Prof. Dr. Y.N. Kavriles:
“Ben yıllarca, ekonomi-matamatik modellerle uğraşıyorum. Liberal modellerin birçok yanlışlıkları vardır. Prof. Dr. Haydar Baş da bu yanlışları güzel bir biçimde ortaya koymuştur.”
Sosyal adalet vurgusu
Rusya Bilimler Akademisi Felsefe Enstitüsü’nden Prof. Dr. V.E. Lepski:
“Prof. Dr. Haydar Baş’ın Milli Ekonomi Modeli’nin esas stratejik yönü sosyal adalete verdiği önemdir. Bugün Rusya’da çağdaş talepleri cevaplandıran bir yaşam modeli aranmaktadır. Prof. Dr. Haydar Baş’ın Milli Ekonomi Modeli’nde olan birçok fikirler bizim aradığımız fikirlerle uzlaşıyor. Müellif, milli ölçüde ahlak kurallarına uyan bir ekonomi model ortaya koyuyor. Bu model, dünya birliğinin sağlanmasında da bir temel olabilir. Çünkü bu model sayesinde Rusya’nın ve diğer ülkelerin kalkınmasını sağlamak mümkündür. Milli Ekonomi Modeli’nin araştırılması, sosyal ve ekonomi bilimlerinde yeniliklerin ortaya çıkmasına neden olacaktır.”
Farklı bir model
Rusya Doğal Bilimler Akademisi Öğetim Üyesi Dr. Lebedev Valeri Viktoroviç:
” Prof. Dr. Haydar Baş, modeliyle sömürücülerin ‘güçlünün zayıfı ezmesi’ kurallarına karşı çıkıyor. Prof. Dr. Haydar Baş ekonominin özel konularını araştırıyor, bunlar para, arz ve talep, istihdam, emisyon ve finansman politikaları, faiz ve başka konulardır. Bu model, birleşmesi zor olan iki modeli Keynes ve monetarist modelleri birleştiriyor.”
Gencturk… |
|
|
|